Travma sonrası stres (TSSB), travmatik veya stresli olaylara verilen yaygın bir tepkidir. TSSB’si olan biri, anılar ve rüyalar yoluyla travmatik bir deneyimi yeniden yaşayabilir. Duygusal sıkıntıyı önlemek için travmayı hatırlatmaktan kaçınabilirler. Travma sonrası stres aynı zamanda hafıza sorunları ve kişinin çevresine karşı artan tepkiselliği de içerebilir.

Travma sonrası stres birçok biçim alabilir. Doğal bir afet veya kişisel bir trajedi nedeniyle olabilir. Bir deneyimden hemen sonra veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Herhangi bir cinsiyet, etnik köken ve geçmişe sahip insanlar bunu deneyimleyebilir.

Travma sonrası stres, tedavi edilebilir bir durumdur. TSSB’si olan kişiler bir terapistle iletişime geçmek isteyebilir. Terapi, insanların üzücü duyguları ve anıları işlemelerine yardımcı olabilir. Kişinin semptomlarını anlamak, genellikle onları azaltmanın ilk adımıdır.

Travma Sonrası Strese Ne Sebep Olur

TSSB, herhangi bir fiziksel veya psikolojik olarak stresli olaydan sonra ortaya çıkabilir. TSSB’ye neden olabilecek durumlar şunları içerir:

  • Ulaşım kazaları
  • Askeri mücadele
  • Ev içi şiddet
  • Cinsel istismar veya saldırı
  • Sevilen birinin ölümünü öğrenmek 

Şok edici veya korkutucu bir olay sırasında, “dövüş veya kaç” güdüsünü yaşamak doğaldır. Acil durumlarda hayatta kalmak için artan adrenalin ve stres gerekli olabilir. Öfke ve korku gibi güçlü duygular da yaygındır.

Yine de bazı insanlar tehlike geçtikten çok sonra travmaya tepki vermeye devam edebilirler. Akıllarının acil duruma anında verdiği tepki, varsayılan bir kalıp haline gelir. Ruh sağlığı uzmanları, kalıcı ve zararlı etkisi olan davranışlar ararlar. Bir kişinin travmaya tepkisi günlük yaşamına müdahale ettiğinde, travma sonrası stres tanısı uygun olabilir.

Travma Sonrası Stres Belirtileri

TSSB teşhisinin konulması için, bireyin her kategoriden semptomları olması gerekir. Tüm semptomlar en az bir aydır mevcut olmalıdır.

1. Semptomları yeniden yaşamak (en az birine ihtiyacınız var):

  • Travmanın tekrarlayan ve müdahaleci anıları
  • Kişinin travma tekrarlıyormuş gibi hissettiği veya davrandığı geri dönüşler
  • Travma hatırlatıcılarıyla karşılaşıldığında rahatsız edici veya korkutucu düşünceler
  • Kabuslar
  • Hızlı kalp atışı ve terleme gibi travma hatırlatıcılarına yoğun fizyolojik reaksiyonlar

2. Kaçınma semptomları (en az bir tane gerekir):

  • İnsanlar, durumlar, yerler veya nesneler dahil olmak üzere travmatik deneyimi hatırlamaktan kaçınmak
  • Olayla ilgili duyguları veya düşünceleri bastırmak veya görmezden gelmek

3. Uyarılma ve tepkime semptomları (en az iki tane gerekir):

  • Küçük bir provokasyonla öfke patlamaları
  • Pervasız veya kendine zarar veren davranış
  • Gerilim veya “uçta” olma hissi
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Konsantrasyon zorluğu

4. Biliş veya ruh hali semptomları (en az iki tane gerekir):

  • Olayın önemli bir detayını hatırlayamama
  • “Ben kötüyüm” veya “kimseye güvenilemez” gibi abartılı olumsuz inançlar
  • Utanç veya korku gibi sürekli olumsuz duygular hissetmek
  • Olay için haksız yere kendini veya başkalarını suçlamak
  • Mutluluk ve memnuniyet gibi olumlu duyguları hissedememe
  • Daha önce zevk alınan aktivitelere karşı tutku eksikliği
  • Diğer insanlardan kopuk hissetmek

Çoğu TSSB vakası travmadan sonraki ilk üç ay içinde başlar, ancak bazı kişiler altı ay veya sonrasına kadar semptom geliştirmeyebilir.

Travma Sonrası Stres Tarihi

Modern tıptan önce doktorlar travma sonrası stresin fiziksel bir durum olduğunu düşünüyorlardı. Amerikan İç Savaşı kayıtları “Da Costa Sendromu” denen bir durumdan sıkça bahseder. Sendrom teşhisi konan askerler anksiyete, hızlı nabız ve nefes almada güçlük yaşarlar. Sağlık görevlileri, askerlerin kalplerini aşırı uyarmış olduklarını varsayarlar. Askerler semptomlarını kontrol altına almak için ilaç alıp kısa süre sonra savaşa döndüler.

Birinci Dünya Savaşı’nda travma sonrası strese “kabuk şoku” deniyordu. Kabuk şokunun yaygın semptomları arasında baş ağrıları, geri tepmeler ve yüksek seslere duyarlılık vardı. Doktorlar, askerlerin semptomlarının top mermilerinden beyin hasarına bağlı olduğunu düşünüyorlardı. Ancak patlamalara yakın olmayan birçok asker de bomba şoku gösterdi. Bilim adamları bu ikinci grubu “sinir zayıflığı” olarak nitelendirdi.

Modern araştırmalar, travma sonrası stres ile dayanıklılık arasında bir bağlantı olmadığını göstermektedir. Travma sonrası stresli bireylerin duygusal olarak diğerlerinden daha zayıf olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Ancak yirminci yüzyılın başlarında, travma sonrası stres yaşayan askerler genellikle aşırı bir damgalanma ile karşı karşıya kaldılar. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında ordunun önceliği, ruh sağlığını geliştirmek yerine genellikle askerleri savaş alanına geri döndürmekti.

Travma Sonrası Stres ve Cinsiyet

Amerika’da kadınların TSSB geliştirme olasılığı erkeklerden iki kat daha fazladır. Erkeklerin %3.6’sına kıyasla kadınların tahmini %9.7’si hayatları boyunca TSSB yaşamaktadır. Fark, kısmen kadınların daha yüksek oranlarda cinsel saldırı ve aile içi şiddete maruz kalmasından kaynaklanıyor olabilir. Tecavüz, travma sonrası strese yol açma olasılığı en yüksek olan travmalardan biridir.

Travma Sonrası Strese Kültürün Etkisi

Kültürler arası TSSB oranlarını ölçmek zor olabilir. Travma sonrası stres araştırmalarının çoğu Batı ülkelerinde yaşayan insanlara odaklanmıştır. Araştırmacılar Batılı olmayan ülkelerdeki TSSB oranlarını değerlendirirken bile, kültürel farklılıklar sonuçları karşılaştırmayı zorlaştırabilir. Ancak şimdiye kadar mevcut araştırma, TSSB oranlarının kültürler arasında değiştiğini gösteriyor.

Bir kişinin travmaya maruz kalma riski, aşağıdakiler dahil birçok kültürel faktöre bağlıdır:

  • Nerede yaşıyorlar
  • Bu kültürdeki sosyal sınıfları
  • Ne kadar topluluk desteğine sahipler
  • Siyasi çatışma

Çocuklarda Travma Sonrası Stres

Çocuklar, yetişkinlere benzer şekilde travma sonrası stres geliştirebilirler. Bununla birlikte, çocuklara özgü birkaç belirti vardır. 12 ve daha küçük yaş çocuklar, genellikle yetişkinlerin yaptığı gibi geri dönüşlere sahip değildir. Yine de çocukların travmayı oyun yoluyla yeniden canlandırması yaygındır. Örneğin, silahlı saldırıya tanık olan bir çocuk, sahte silahlarla defalarca oynayabilir. TSSB’li çocuklar, travmatik olaydan önce uyarı işaretleri olduğuna inanabilir. Bir sonraki olayı “tahmin edebilmek” için bu işaretleri izleyebilirler.

Travma sonrası stresli gençler genellikle kendileri hakkında olumsuz inançlar geliştirirler. Akranlarına kıyasla kendilerini “hasarlı” veya “korkak” olarak değerlendirebilirler. Ayrıca araba kullanmak veya flört etmek gibi yaşa uygun aktiviteleri denemek konusunda isteksiz olabilirler. Travma sonrası stresli ergenlerin, diğer yaşlardaki insanlara göre saldırganlık ve risk alma davranışları geliştirme olasılığı daha yüksektir.

Travma Sonrası Stres Tedavisi : Terapi ve İlaç

Terapi genellikle insanların deneyimlerini anlamalarına yardımcı olur. Danışmanlık travmayı ortadan kaldırmaz, ancak bu travmanın acı verici hislerini yatıştırabilir. Terapist, semptomların şiddetini ve sıklığını azaltmak için sağlıklı başa çıkma becerileri öğretebilir. Terapi, kişinin iç gücünü yeniden teyit ederek, travma sonrası büyümesine rehberlik edebilir.

Travma sonrası stres için birçok kanıta dayalı tedavi vardır. Yaygın yöntemlerden bazıları şunlardır:

  • Göz hareketi duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR): Bu yaklaşım özellikle travma sonrası stresi tedavi etmek için tasarlanmıştır. Terapist, insanların travmatik anıları işlemelerine yardımcı olmak için duyusal ipuçları kullanacaktır.
  • Maruz kalma terapisi: Bu tedavi, kişiyi güvenli bir alanda travmayı hatırlatmaya maruz bırakır. Terapist, ortaya çıkan herhangi bir sıkıntıya sahip kişiye yardımcı olabilir. İdeal olarak, kişi, tekrarlanan seanslarda hafızaya duyarsızlaşacaktır.
  • Bilişsel işleme terapisi (CPT): Özellikle travma için kullanılan bir bilişsel davranışçı terapi türüdür. Birey, travmanın inançlarını nasıl etkilediğini ve bu düşüncelerin de davranışları nasıl etkilediğini öğrenebilir. CPT, bireylerin zararlı olumsuzluk kalıplarını kırmalarına yardımcı olabilir.

Bazı durumlarda, psikotropik ilaçlar terapi ile birlikte kullanılabilir. Travma sonrası stresi olan kişiler, uykuyu iyileştirmek ve ruh halini dengelemek için ilaç kullanabilir. Terapi gören TSSB’li çoğu kişi iyileşebilir.